Atıklar Özelleştirilmeli

AA - ANKARA - Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk, Türkiye'nin çevre sorunlarının çözümü için Avrupa normlarında 50 milyar avro yatırım yapılması gerektiğini söyledi. Öztürk yatırımların gerçekleşmesi için 20 yıllık bir süreye gereksinim olduğunu belirtti.

Müşteşar Yardımcısı Öztürk "50 milyar avro yatırımın 22 milyar avroluk kısmı belediyelerin atık sularının bertarafına, 5 milyar avrosu da sanayiden kaynaklanan atık suların bertarafına, yarısından fazlası da atık su arıtım yatırım projelerine harcanacak. Buna katı atık, hava kirliliği ve tehlikeli atığı katmadım. Bizim en büyük problemli sahamız evsel atık suların bertarafı" dedi.

Çevre sanayi sektörünün oluşturulmasıyla çevre sorunlarının çözümünün de hızlanacağını savunan Öztürk, Almanya'da sadece katı atık sektörünün yıllık cirosunun 2 milyar avro olduğunu hatırlattı: Öztürk, "Çevre sanayi sektörü oluşturmadığımız müddetçe Türkiye'deki çevrecilik salon çevreciliğinden dışarı çıkmaz. Belediyeler organizasyonunda özel sektör katı atık tesisi, atıksu arıtma tesisi kursun, işletsin diyoruz. Yap-İşlet-Devret modeli değil, Yap-İşlet modeli devreye girsin. Belediyeler, valilikler ve bakanlık da denetim ve izleme görevi yapsın" diye konuştu.

Şu anda ne yapılıyor?
Öztürk, Türkiye'nin katı atık sorununun çözülmesi için ilk defa yerel yönetimlerle birlikte çalışıldığını ifade ederek, kurulacak 20 belediye birliği ile iki yıl içinde Türkiye'nin katı atık sorununun yüzde 60'ının çözüme kavuşturulabileceğini savundu.

Öztürk, hava kirliliğine karşı alınacak önlemlere de değinirken, "Yaklaşık 31 ilde hava kirliliğini 15 saniye aralıklarla sürekli olarak ölçüyoruz ve sonuçları internet yoluyla halka duyuruyoruz. Bu yıl sonunda bütün illerde insanlar soluduğu havanın niteliğini bilecek" diyen müşteşar yardımcısı Öztürk, çıkarılan yönetmelikle 2006'dan itibaren Britanya ve Polonya gibi ülkelerde kullanılan yakma modellerinin Türkiye'de kullanılmaya başlanacağını açıkladı.

Türkiye'nin çevre sorunu haritası
Türkiye'deki toplam 3 bin 225 belediyenin sadece 310'unda standartlara uygun kanalizasyon bulunuyor. Atık su arıtma tesisi bulunan belediye sayısı ise sadece 127. Konya'da atık su arıtma tesisinin temeli yeni atıldı, Erzurum atık su arıtma tesisi ise şu anda ihale aşamasında.

Türkiye çapında belediyelere ait evsel atık suların yaklaşık yüzde 35-40'ı, sanayi kaynaklı atık sularının yüzde 65-70'i arıtılıyor.

Türkiye'de bir kişi günlük ortalama 1.5 kilogram katı atık üretiyor.
Türkiye'de yılda çıkan katı atık miktarı 38 milyon tonu buluyor. Katı atık sorununu çözen belediye sayısı ise 16. Geri kalan belediyeler, katı atıkları gelişigüzel depoluyor, bu katı atıklardan sızan sular zamanla yeraltı ve yüzey sularıyla havayı, toprağı kirletiyor.

54 ilin havası kirli

Yapılan ölçümlere göre 54 ilde hava kirliliği değeri (kükürtdioksit ve partiküler madde olarak) Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) belirlediği metreküpte 125 mikrogramın üzerinde.

Üç büyükler Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk'e göre üç büyük ilin çevre karnesi şöyle:
"Katı atık problemini Ankara'nın mutlaka çözmesi lazım. Sincan'daki tesisle ilgili çalışmalara başlanmış. Mamak çöplüğünde ciddi metan gazı oluşuyor. Metan gazının arıtıldıktan sonra enerjiye dönüştürülmesi gerekiyor.

Ankara'nın, tıbbi atık toplamayla ilgili problemi çözülmüş, ancak bertarafıyla ilgili problem sürüyor. İstanbul ve İzmir'de ise tıbbi atıkların bertarafı sorunu yok. İstanbul ve Ankara'da hava kirliliği soru çözümlendi. Ancak İzmir'de doğalgaz kullanımı henüz yaygınlaşmadığından hava kirliliği ciddi boyutta.

İstanbul, Ankara ve İzmir'de sanayiden kaynaklanan tehlikeli atıkların bertarafı yetersiz. Bu üç ilde ambalaj atıkların kaynakta ayrı toplama sorunu devam ediyor, ancak pilot bölgeler olarak büyükşehir belediyelerimizle çalışmalarımız devam ediyor. Ankara, İstanbul ve İzmir'de özellikle bazı derelerden gelen atık suların arıtımı konusunda sorun var. Ankara, atık suların arıtımı konusunda fevkalade iyi noktada."

Kaynak:
13/06/2005 - Radikal Gazetesi